İnsanın Tabiatla İmtihanı: Biyofobi

İnsanoğlu olarak doğaya koşulsuzca ihtiyacımız var, ancak tabiatın bize hiçbir zorunluluğu yok. Hatta biz devreden çıktığımızda kendini yeniliyor, ev sahipliği yaptığı canlılarla misler gibi yaşıyor; evriliyor. Bunun en belirgin süreçlerinden birini pandemi döneminde deneyimledik. Hatırlarsanız Venedik’in kanallarında yunuslar zıplaya zıplaya yüzdü.  

Son yıllarda teknolojinin hızla ilerlemesi, hava-toprak kalitesinin bozulması şehirleşmenin had safhaya ulaşması, solunan kirli oksijen, çok koşturmalı hayat temposu, stres oranındaki artış derken insanların doğada vakit geçirmelerinin önemi iyice arttı. Bu zaten hepimizin bildiği bir konu. Fakat bir de madalyonun öteki yüzü var; tabiattan korkanlar ekibi.

Uçsuz bucaksız ormanlar, göğe kadar yükselen ağaçlar, sessizlikte duyduğunuz rüzgâr sesi kulağa ilk geldiğinde huzur veriyor değil mi? Kimileri için ise durum tam tersi; bu tamamen bir korku meselesi. Mevzunun adı Biyofobi. Yani kelime anlamı olarak doğal ortamlar, doğa, geniş ve sessiz araziler, derin ormanlar, burada duyulan sesler, yaşayan canlılara karşı hissedilen korku anlamına geliyor. 

Amerikan Psikoloji Derneği ise “biyofobi"yi, ‘‘Hayvanlar, manzaralar ve doğal dünyanın diğer unsurlarından ziyade teknoloji ve diğer insan eserleriyle ilişki kurma dürtüsü yaratan, belirli türlere karşı duyulan korku ve doğaya karşı genel isteksizlik.’’ olarak tanımlıyor.

Bu fobi son yıllarda kendini daha da fazla göstermiş durumda, özellikle şehir yaşamının çok içinde olan bazı insanlar herhangi bir doğal ortamda bulunmaktan çekinebiliyorlar.

“Biyofobi”de en sık rastlanan durum böcekler, haşereler veya vahşi hayvanlardan korkma hali. Bunun için tehlikeli bir durumun yaşanmasına da gerek yok; biyofobisi olanlar çok küçük bir böcekten de büyük rahatsızlık duyabiliyorlar. Kısaca bu bireyler için doğa risk barındırıyor. Tabii bu korkunun oluşmasında atalarımızdan gelen genetik kod aktarımlarının da etkisi var. Adamlar bizon avlamaya giderken veya başka risklerle mücadele etmeye çalışırken karşılaştıkları tehlikeler, insanlığın hücre kayıtlarına işlemiş.  

M.Neslihan Perker

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!